Damla Sulama Nedir?

SULAMA SİSTEMLERİ VE TARIMDA SULAMA

Türkiye’de sulanabilir 8.7 milyon hektar arazinin 4.7 milyon hektarı sulanabilmektedir. Ülkemizde kullanılan toplam suyun %74’ü tarımsal sulamada kullanılmaktadır. Bu sulama yöntemleri içerisinde en fazla su kaybı ülkemizde en yaygın kullanılan salma sulama yönteminde ( %35 – %60 su kaybı ) yaşanmaktadır. Damla sulamanın ise ülkemizde kullanımı daha azdır fakat su kaybıda daha az ( %5 – %25 su kaybı ) yaşanmaktadır.

Çiftçilerin suyu gelişigüzel ve bilinçsizce kullanımı hem kendilerine hem kullandıkları doğal kaynaklara aynı zamanda ülkeye zarar vermektedir. Ülkemizde bilinçsiz sulama nedeniyle binlerce dekar arazi tarım yapılamaz hale gelmiş ve verim kayıpları yaşanmıştır.

Bilinçsiz sulama sonucunda aşırı su verilerek toprak erozyonu, taban suyu yükselmesi ve tuzlanma, çoraklaşma gibi çevresel sorunlara neden olurken aynı zamanda doğal kaynakların sürdürülebilirliği tehlikeye girmektedir. Sulamanın da gecikmesiyle bitkide stres oluşturulmakta gereksiz verim ve gelir kayıpları yaşanmaktadır.

Bu sorunların önüne geçmek ve su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak aynı zamanda su kaynaklarından gelecek nesillerinde faydalanmasını sağlayarak, şu anki toplumu ve amaçlarını düşünerek gerekli sulama sistemini kullanarak ekosistemin korunması gerekmektedir. Bu nedenle son yıllarda daha ekonomik ve daha etkin yeni sulama teknolojileri geliştirilmiştir.

Tarımsal üretimde sulamada birinci kural tarla başına kadar gelen suyun en az kayıp ile bütün tarlaya eşit bir şekilde yayılmasıdır. Böylece sudan tasarruf ederek verim artışı sağlanır. Bunun için en uygun olan sistem ise damlama sulama sistemidir. Ülkemizde son yıllarda yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Bunun sebebi ise gübrenin sulama suyu ile kullanılmasına olanak sağlaması, daha az enerji kullanımı, üretimde kalite ve standartlara en üst düzeyde uyum sağlaması, daha az işçilik ve mücadele masrafı gerektirmesi, işletilmesi ve kontrolü çok kolay olmasıdır. Otomasyona çok uygun olması ve teknolojiyi en üst seviyede kullanabilme imkanı sağlamasıdır.

Damlama sistemi diğer yöntemlere nazaran topraktaki nem eksikliğini ortadan kaldırır. Böylece yetiştirilen bitkide stres yaratmadan, az miktarda sulama suyunun sık aralıklarla bitkinin kök bölgesindeki toprağa verilmesidir. Damlama şeklinde olduğu için su toprağa düşük bir basınçla düşer ve toprağın tüm yüzeyi değil sadece toprağa düştüğü yer ve çevresi ıslak kalır. Su kaybı yaşanmaz. Toprak sürekli nemli tutulduğundan verim ve kalitenin yüksek olmasını sağlar.

Gübre su ile birlikte verilir ve çok etkin bir gübreleme yapılır. Arazinin hemen hemen her yerine eşit miktarda verilen su ve gübre nedeniyle bitkilerin hepsi eşit miktarda ve aynı oranda gelişir. Böylece aynı zamanda hasada gelir.

  • Vahşi sulama ( salma sulama ) sistemine nazaran tüm yüzey ıslatılmadığından damlama sisteminde daha fazla tasarruf edilir.
  • Salma sulama sisteminde her alana eşit miktarda su dağılmazken damlama sisteminde her alana aynı miktarda su gelir.
  • Salma sulama sisteminde görülen suyun gereksiz yere daha yerine sızmasıyla oluşan su israfı damlama sisteminde görülmez ve daha az su kaybı yaşanır.
  • Yine salma sulama sistemine göre damlama sulama sisteminde arazide işlemler daha kolay yapılır.
  • Salma sulama sisteminde su her yere dağıldığından arazide yabancı otlar yetişerek bitkilere zarar verirken damlama sisteminde yabancı otlar daha görülür. T
  • Bitkilerdeki hastalıklar azalır.
  • Salma sulama sistemine nazaran damlama sisteminde daha küçük su kaynaklarından bile yararlanılır.
  • Gübrenin suya katılarak bitkilere damlatılması ile gübreden de tasarruf edilir.
  • Ürünün hepsi aynı boy ve miktarda aynı zamanda hasadın tek seferde yapılması ürünlerin kalitesini ve erken olmasını sağlar.
  • Sulama işçiliği, enerji, tarımsal mücadele ve gübreleme masrafları azalır.
  • Tuzlu sularda ve tuzlu topraklarda güvenle uygulanır.

İstenirse damla sulama sistemlerinde basit veya gelişmiş bilgisayarlı otomatik denetim ekipmanları kullanılabilir. Otomatik denetim ekipmanları ile topraktaki nem düzeyi belirli bir seviyeye düşünce motopomp çalıştırılabilir, sistemdeki vanalar otomatik olarak açılıp kapanabilir, istenilen miktarda sulama suyu ve gübre uygulanabilir, topraktaki nem düzeyi istenilen düzeye yükselince motopomp durdurularak sulamaya son verilebilir.

Herhangi bir alanda damla sulama yapılması düşünülüyorsa; önce damla sulama yönteminin mevcut koşullara uygun olup olmadığı araştırılmalıdır. Sonra bir kaynak araştırması yapılarak planlama için gerekli veriler belirlenmelidir, damla sulama sistemi koşullara ve bilimsel esaslara uygun olarak planlanmalı, sistemin tüm unsurları boyutlandırılmalıdır (damlatıcı debisi, damlatıcı aralığı, lateral aralığı, lateral debisi, ana boru hattı debisi ve çapı gibi). Sonra damla sulama sisteminin araziye nasıl kurulacağı belirlenmeli, damla sulama sistemi planlandığı şekilde araziye kurulmalı, sistemin nasıl işletileceği (kullanım esasları) belirlenmeli ve çiftçiye sistemle ve çalışmasıyla ilgili eğitim verilmeli, bakım ve onarımın nasıl yapılacağı açıklanmalıdır. Daha sonra çiftçinin karşılaştığı sorunlar izlenmeli ve bu sorunların nasıl çözüleceği belirlenerek çiftçiye açıklanmalıdır. Eğer bu işlemlerden biri veya birkaçı yapılmazsa, kurulan sistem ile başarılı bir sulama yapılması ve beklenen faydanın sağlanması mümkün olmayacaktır. Damla sulama sistemleri deneyimli bir teknik eleman tarafından kurulmadığında, bağlantı noktalarında sızma kayıpları oluşabilmekte ve çiftçiler bu durumu genellikle önemsememektedirler. Bu kayıplar sulama randımanının düşmesine, arazide eş su dağılımının bozulmasına neden olmaktadır.

Damla sulamanın önemli özelliği, toprak yüzeyinin tamamının ıslatılmaması, sadece damlatıcı çevresindeki bir miktar alanın ıslatılmasıdır. Ancak bu durum bazı çiftçilerde bitkinin yeterli su alamayacağı, suya doyamayacağı gibi bir yanlış anlamaya neden olmakta ve çiftçilerin damla sulama ile ıslatılan küçük alanların birbirini örtene kadar uzun süre su vermelerine neden olmaktadır. Aslında damla sulama ile toprak yüzeyinde küçük bir alan ıslandığında, toprak içerisinde ıslanan alan yanlara doğru genişlediğinden toprak içerisinde daha geniş bir alan ıslanmakta ve bu alanlar örtüşmekte, bitki kökleri yeterli suyu bulabilmektedir.

Damla sulama sisteminin işletilmesi: Damla sulama sisteminin işletilmesi sırasında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır, bunlar:

*Damla sulama sisteminin kaç işletme biriminden oluştuğu, her ünitede sulama zamanının nasıl planlanacağı (ne zaman sulamaya başlanacağı ve ne kadar sulama suyu verileceği veya kaç saat sulama yapılacağı) bilinmelidir.

*Eğer yağış varsa, yağış miktarına göre sulamaların kaç gün geciktirileceği bilinmelidir.

*Sulamaya ne zaman başlanacağının belirlenmesinde bitki su tüketimi değerlerinden yararlanılabilir veya topraktaki nem düzeyini gösteren tansiyometre gibi araçlar kullanılabilir. *Damla sulama sistemindeki damlatıcıların tıkanmasını önlemek için filtreler periyodik olarak temizlenmeli ve bakımı yapılmalı, sulama mevsimi boyunca ve son sulamadan sonra, birkaç kez seyreltik asit (hidro-klorik veya orto-fosforik asit gibi) uygulanmalıdır.

*Damla sulama ile sulanan bitkiden yüksek ve kaliteli verim alınabilmesi için, bitkinin ihtiyaç duyduğu makro ve mikro besin elementleri, bitkinin ihtiyaç duyduğu zaman ve miktarda, sulama suyuna karıştırılarak uygulanmalıdır.

*Gübrelerin suda eritilerek sulama suyu ile birlikte verilmesi anlamına gelen fertigasyon ile gübre yıkanması önlenir, su ve toprak kirlenmesi azalır, gübrenin etkin kullanımı sağlanır, gübrelerden kaynaklanan kök bölgesi tuzluluğu düşük seviyelere indirilir, bitkinin gübreden ve sulama suyundan en yüksek düzeyde yararlanması sağlanır, zaman, işgücü,

Alet ve enerji tasarrufu sağlanır ve yüksek verim alınabilir.